Çocuklarda bağırsak paraziti belirtileri

Bağırsak parazitleri, Bağırsak Paraziklerinin belirtileri, Çocuklarda bağırsak paraziti belirtileri

Netkeyfim.com

Çocuklardaki belirtilere dikkat
Bağırsak parazitleri dünyada gelişmekte olan bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de önemli sorunlardan biridir.

Özellikle çocukları etkileyen bu parazitler, onların gelişimini büyük ölçüde engelleyebiliyor. Peki çocuğunuzda parazit olduğunu nasıl anlayacaksınız?

Ehow.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, parazit olan çocuklarda kurdun şekline ve parazit hastalığının şiddetine bağlı olarak, parazit belirtileri görülebilir ya da görülmeyebilir. İşte parazitin neden olduğu yaygın belirtilerden bazıları:

Karın ağrısı

Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi, karın ağrısının parazitle ilişkili yaygın bir belirti olduğunu not ediyor. Bir çocuk sık sık karnını tutuyor ve günde birkaç kez acı içinde ağlıyorsa paraziti var demektir. Aileler, gıda alerjisiyle paraziti karıştırabilirler. Süt ve yumurta gibi şüpheli gıdaları kesmenize rağmen, çocuğunuzun şikâyeti halen devam ediyorsa hemen doktora gidin.

Gaz ve karın gerginliği

Parazitin bir diğer belirtisi de gaz ve karın gerginliğidir. Bu belirtileri olan çocuk yorgunluktan ya da uyuklamaktan şikâyet eder. Çünkü parazitler besinleri vücudundan emer. Yorgunluğun seviyesi parazit enfeksiyonunun önemine bağlıdır. Çocuğunuz pis kokulu gaz çıkarabilir ve şiş bir karına sahip olabilir.

Kilo verme

Aynı tıp merkezine göre, bir diğer belirti de kilo vermedir. Paraziti olan çocuklar yetersiz beslenebilirler, çünkü parazitler çocukların vücuduna giren gıdalardaki besin öğeleriyle karınlarını doyurur. Bazı parazitler, diğerlerinden daha saldırgandır. Eğer çocuğunuz kilo kaybediyorsa ve kendisini yorgun hissediyorsa, bu şiddetli bir parazit enfeksiyonu olabilir. Çocuğunuzun dışkısında beyaz pirinç gibi kurtçuklar olup olmadığını kontrol edin. Ancak bazı parazitlerin çıplak gözle görülmediğini de unutmayın.

İshal

Çocuklarda parazitle ilişkili bir başka belirti de ishaldir. Bağırsağında kurt bulunan çocuklarda inatçı ishal ve yumuşak dışkılama görülebiliyor. Hastalık Kontrol Merkezi, ailelere tuvaleti kullandıktan sonra ve yemeklerden önce ellerini yıkamanın önemini anlatmalarını öneriyor.

Zaman Online

Selülit yok etme teknikleri

Selülitlerden kurtulmak için öneriler, Selülilerden nasıl kurtulurum, Selülit yok etme teknikleri

50 öneriyle selülitlerinden kurtul!

1- Bol bol su iç!
2- Vücudundaki fazla suyu atmak için çilek ve kereviz ye.
3- Sık sık yüz!
4- Hızlı kilo alıp vermemeye çalış. Kilonu sabit tut.
5- Aşırı tuzlu yiyeceklerden uzak dur.

6- Şekerli yiyecekleri çok fazla tüketmemeye çalış.
7- Kahve tüketimini en aza indir.
8- Kızartmalara bir süre elveda de; buğulama ya da haşlama yemekleri tercih et.
9- Yeşil çay iç.
10- Asitli içeceklerden uzak dur ve meyve sularına ağırlık ver.

11- Duş yaparken selülitli bölgene soğuk su ile masaj yap.
12- Haftada en az üç kez yürüyüş yap.
13- Günde en az 3 porsiyon mevsim meyvelerinden ye.
14- Selülitli bölgeni duş sırasında tuzla ov ve daha sonra ılık su ile durula.
15- Maydanozu kaynat ve her gün bir bardak suyunu iç.

16- Kuruyemiş, cips gibi atıştırmalıklardan uzak dur.
17- Öğünlerinde kırmızı et yerine, tavuk ve balık gibi beyaz etlere ağırlık ver.
18- Yüksek topuk ayakkabı giyme.
19- Her zaman dik yürü ve dik bir şekilde otur.
20- Mümkün olduğunca stresten uzak dur.

21- Yemek aralarında abur cuburdan uzak dur.
22- Sabah kahvaltısından önce bir bardak limonlu su iç. Dil peyrini hariç, diğer peynirleri yemeden önce suda beklet.
23- Bacak kaslarını çalıştırmak için bisiklete bin.
24- Uzun süre güneşte kalma.
25- Sigara içiyorsan, bu alışkanlığından vazgeç.

26- Pirinç ve patatesi mümkün olduğunca az ye.
27- Yemek yerken lokmalarını iyice çiğne.
28- Öğün aralarında bir şeyler atıştırmak istersen, domates veya yoğurt ye.
29- Fast-food yemeklerden uzak dur.
30- Yemeklerini ayakta değil, oturarak ye.

31- Porsiyonlarını küçük tut.
32- Asitli bir şeyler içmek istediğinde sodayı tercih et.
33- Yağlı yiyeceklerden uzak dur.
34- Tatlı krizine yakalandığında bir kaşık bal veya reçel yemeyi dene.
35- Beyaz ya da kırmızı turp ye; turp vücudundaki fazla suyu atmanı sağlar.

41Ayda bir kez saunaya git ya da sıcak duş al.
42- Düzenli ve derin nefes al.
43- Öğünlerini atlama ve düzenli beslenme alışkanlığı edin.
44- Uyku düzenine özen göster.
45- Meyveni, yemek yedikten iki saat sonra ye.

46- Yatma saatlerine yakın bir şey yeme.
47- Gereksiz yere ilaç kullanma.
48- Her gün en az yarım su bardağı süt iç.
49- Yemek yerken su içme.

50- Sık sık bitki çayı tüket.

HPV Virüsü nasıl önlem alırım,

HPV Virüsü, Human Papilloma Virus, HPV Virüsü nasıl bulaşır, HPV Virüsü nasıl önlem alırım

Netkeyfim.com

Son yılların en popüler virüsü : HPV
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında giderek çok sık rastalanan HPV yani Human Papilloma Virus malesef çok iyi bilinmemekte.

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında giderek çok sık rastalanan HPV yani Human Papilloma Virus malesef iyi bilinmemekte, ancak rahim ağzı kanseri (servikal kanser ) açısından 1. sırada sebep olarak gösterilmesinden ötürü ciddi şekilde dikkate alınması gereken son yılların en popüler virüsüdür.

HPV (Human Papilloma Virus) genital bölgede ve mukozalarda enfeksiyon yapan ve condyloma acuminatum (kondiloma aküminatum ya da kısaca kondilom) adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virüstür. Vücuda bir kez alındığında hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yol açar. HPV enfeksiyonu kesin tedavisi olmayan bir hastalıktır.

HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yer alır. Virüsün bulaşma şekli başka bir bireyin enfekte bölgesinin (penis gibi) mukozalara (ağız ve vajina gibi), ya da diğer nemli bölgelere (anüs gibi) temasıyla olur.

HPV oldukça bulaşıcı bir virüstür ve genital bölgedeki lezyonların mukozalar ya da genital bölgelerle (cinsel ilişkide olduğu gibi) kısa süreli teması bile bulaşması için yeterlidir. Genital bölge mukozasının vajina yoluyla dış ortama açık olması nedeniyle özellikle erkekten kadına daha kolay bulaşır.

Genital sistemin nemli mukoza yapısı, dudak ve ağız içi dokusu, üst solunum yolu epiteli, göz- konjuktiva dokusu HPVnin yerleşmeyi sevdiği alanlardır. HPVnin incelenen bir çok tipi vardır: Düşük riskli grupta yer alan HPV Tip 6,11,42,44 servikal kanserle ilişkili olmayıp daha çok siğil dediğimiz kondilomlara yol açıp özellikle genital bölgede kozmetik sorunlar yaratırlar. Sıklıkla genital bölgede küçük dudaklarda birkaç mmden birkaç cm e ulaşan kümeler halinde bulunur. Yüksek riskli grup olarak tanımlanan Tip 16,18,31, 33,35,39,45,51,52,56,58,66 servikal kanserle yakından ilişkilidir.

20-29 yaş grubunda CIN (Cervikal İntraepitelyal Neoplazi) son yıllarda 2 kat artmış, aynı şekilde 40 yaşın altındaki rahim ağzı kanser riski giderek daha fazlalaşmıştır. Ancak servikal sitoloji ve taramalara ( smear) önem verilmesiyle bu oranlar hızla aşağı çekilmektedir.Genital kanser açısından başlıca risk faktörleri: Seksüel partner sayısının fazlalığı, erken yaşta başlanan cinsel ilişki, sigara, fazla doğum yapmış olmak,düşük sosyo ekonomik düzey vs sayılabilir.

HPV enfeksiyonu geçiş yolları ise:
1-Seksüel yolla geçiş: HPV bulaşması ile genital bölgede kondilomların görülmesi arasında geçen süre ortalama 3 ay olmasına rağmen kişinin immun yapısına bağlı olarak 3 seneye kadar uzayabilir.CIN tespit edilen kadınların eşlerinde %70-80 oranında belirti vermeyebilir. Bir kez HPV enfeksiyonu alınırsa bundan sonraki aşamada enfeksiyon tedavi edilse dahi kişinin immun yapısına bağlı olarak HPVe bağlı lezyonlar tekrarlayabilir, başka partnerlerle ilişkiye bağlı olarak kişi enfeksiyonu bulaştırabilir.

2- Seksuel olmayan yolla geçiş: Biopsi aletleri ve eldivenlerinde rol oynayabileceği düşünülmektedir.

3-Vertikal Geçiş: Doğum sırasında HPV(+) kadından doğan çocukların burun boğaz salgılarında HPV DNAsına rastlanmıştır.

Yapılan araştırmalar HPVe bağlı olarak gelişen CIN I in %66sının normale döndüğünü, %22sinin CIN I şeklinde devam ettiğini, %16sının ise CIN II e dönüştüğünü göstermiştir.

Cinsel olarak aktif olan ya da 18 yaşındaki tüm kadınlarda yıllık pap smear testi ve jinekolojik muayene önerilmektedir. Pap Smear testi %20 yanlış negatif sonuç verebilir, bu nedenle enfeksiyon varsa uygun antibiotik tedavisi ardından tekrar smear alınıp değerlendirilmelidir.

Servikal displazisi olan hastalarda lezyonun derinliği ve genişliği ile yayılımının saptanması amacıyla “Kolposkopi” yapılmalıdır.Kolposkop, serviksin yani rahim ağzının 6-40 kat büyütülerek incelenmesini sağlar.

Bir çok hekim anormal Pap Smear bulgusu olan hastaların değerlendirilmesinde kolposkopik muayene ile birlikte endoservikal küretaj (ECC) uygulamaktadır, bu şekilde kanaldaki derin kanser oluşumları yakalanabilir.

Özet olarak düzenli jinekolojik muayene ve pap smear yapılmalı, HPVye ait lezyonlar saptanıldığı taktirde kolposkopi ile ayrıntılı inceleme yapılmalı, siğillerden biopsi alınıp HPV tipi tayin edilmelidir.Tedavide jinekoloğunuzun uygun gördüğü tedavi şekliyle düzenli olarak kontroller ihmal edilmemelidir.

HPV cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan bu konuda genel önlemlerin alınması HPV enfeksiyonundan korunmada tek yoldur. Ancak HPVnin bulaştırıcılığı o kadar yüksektir ki, şüpheli ilişkilerde kondom kullanılması bile enfeksiyondan korumayabilir. Cinsel temas esnasında erkek genital bölgesinin prezervatifle korunmayan kısımlarından kadına ya da erkeğe bulaşma söz konusu olabilir. Bu yüzden bariz kondilom lezyonları olanlarla cinsel ilişkiye girmemek çok önemlidir.

Bahar nezlesi tedavisi,

Bahar Nezlesi Nedir?, Bahar nezlesinden nasıl korunurum, Bahar nezlesi tedavisi

Bahar Nezlesi

BAHAR NEZLESİ

Bahar nezlesinin alerjik astım, kontakt dermatit, ürtiker, alerjik konjunktivit gibi bir alerjik hastalık çeşidi olduğunu ifade eden uzmanlar, yaptıkları açıklamada, burun akıntısı, burun tıkanıklılığı, aksırma, burun kaşıntısı, damak-boğaz ve kulakta kaşınma, gözde sulanma-kaşıntı ve kızarıklılık ile şişme, koku duyusunda azalma gibi belirtilerinin bulunduğunu kaydetti. Bahar nezlesinin, daha çok ilkbahar mevsiminde kendini gösterdiğini ve başlıca nedenleri arasında tahıl, ağaç, çimen, çiçek ve bitki polenlerinin olduğuna dikkat çeken uzmanlar, yaz mevsimi gelinceye kadar iki-üç aylık periyotta belirdiğini söyledi.

Hastalığın tedavisinin ancak hastanın alerji yapan maddeden uzak kalması ile mümkün olabileceğini bildiren uzmanlar, alerji hapları, steroidli burun spreyleri ve alerjik göz damlalarının hastalığa fayda sağlayacağını dile getirdi. Uzmanlar, hastanın bu ilaçları mevsim başlamadan kullanmaya başlaması ve polen mevsimi bitene kadar devam etmesi ile rahat bir bahar mevsimi geçirebileceği açıklamasında bulundu.

Çöven kökü ne işe yarar, Kansere karşı son umut: Çöven otu, Çöven otunun faydaları,

Çöven otunun faydaları, Çöven kökü ne işe yarar, Kansere karşı son umut: Çöven otu

Çöven Otu (Saponaria officinalis): Pembe veya beyaz renkte çiçekler açan, kökü kalın, çok yıllık, 30 ila 80 cm boylarında, otsu bir bitkidir. Temizleyici özelliğinden dolayı “sabun otu” olarak da adlandırılır. İçerisindeki en önemi madde saponindir, ayrıca reçine, uçucu ve sabit yağ ile müsilaj içerir.

Çöven Otunun Faydaları ve Etkileri: İdrar ve ishal yapabilir. Göğsü yumuşatıcı, balgam söktürücü, terletici ve ateş düşürücü etkileri ile özellikle bronşitte faydalıdır. Vücudu rahatlatır. Egzama, uyuz gibi cilt hastalıklarında faydalıdır.

Çöven Otu Nasıl Kullanılır? Eczacılıkta çöven otunun öncelikle kökü kullanılır. Ayrıca, bitkinin kurutulmuş yaprakları da kaynatılarak kullanılmaktadır. Tedavi amacıyla kullanımının dışında, bitkisel sabun olarak elbise ve eşyalardaki yağ ve kir lekelerini çıkarmakta da kullanılır.

Kansere karşı son umut: Çöven otu

İngiliz bilim insanları, buketleri süslemek için kullanılan ‘Bahar Yıldızı’ isimli beyaz çiçekli bitkinin, binlerce lösemi hastasının hayatını kurtarabileceğini keşfetti.

Southampton’daki Lösemi Arkadaşları isimli vakfın araştırmasını, oğlunu lösemiden kaybeden Dr. David Flavell ve eşi Bee yürüttü. ‘Çöven otu’ da denilen ‘Bahar Yıldızı (Gypsophila Paniculata)’ isimli bitkinin beyaz çiçeğinde, lösemi ilaçlarının etkisini artıracak bir öz bulundu. Bu maddenin, diğer kanser türlerinin tedavisinde de kullanılabileceği sanılıyor. Klinik deneylerin 3 ila 5 yıl süreceği tahmin ediliyor.

Muhabbetara sohbet odalarına hoşgeldiniz. Kaliteli ve seviyeli chat muhabbet odalarına girmek için hazır olun. Sitemiiz sabit kullanıcıları haricinda googleda muhabbet chat ve bir çok sohbet kelimeleri aramasında üst sıralarda çıkmanın gurunu yaşamaktayız. google un verdiği bu ayrıcalık ile sizlere daha iyi ve kaliteli bir hizmet vermek için ekibimiz ile birlikte çalışmaktayız.

sohbet sohbet odaları oteller indir
Clicky Web Analytics