Olmayan Sevgiliye

Olmayan Sevgiliye
Kendimi hiç olmadığım kadar iyi hissettim senin her kelimende.
Cümlelerin kimi zaman bir iş kadını edasında, kimi zaman ise bir bebek masumluğudaydı.
Kendimi tam karanlığın kollarına teslim etmek üzereydim ki çekip de aldın beni.
Gözlerimi kamaştırdı gülüşünün eşsiz parıltısı.
Henüz kanlı canlı karşımda göremesemde seni, resimlerde gördüğüm o eşi bulunmaz gülücük bile beni fazlasıyla mutlu etmeye yetti.
Ben hayatı solfej edasında yaşarken gelip de müziğim oldun.

Kulaklarımda tatlılığının melodisi yankılandı.

Resimlerde gözlerine baktığımda, vücudumda serin bir rüzgar hissettim her defa.
Her fotoğrafta kanatlarını aradım bir melek olduğunu düşünerek, gördümde.
Çünkü gerçekleri sadece yüreğiyle bakabilenler görür.
Yüreğimle baktım ve gördüm.
Gerçeklerden uzaklaşmak istediğim her dakika tüm gerçekliğinle gözlerimin önündeydin.
Yüzünde bir maske olduğunu hayal ettiğim anlarda, her o maskeyi çıkarma girişimimde kan revan içinde kaldı ellerim.

Maske yoktu, gerçektin.

Odamda aklımı kaçırdığımı düşünmüştü herkes, belki de delirdiğimi ama sen normal olduğumu düşünen nadir insanlardandın.
Tüm kapılarımı kapatmıştım hayata karşı ki gelip de araladın.
Onlarca betonarme kalp arasından açmış bir çiçek gibi doğdun hayatıma.

Benzersizdin.

Karanlıkta kaybolmak üzere olan hayallerime öyle bir girdin ki, gözlerim kamaştı aydınlığınla.
Umutsuzluktan sarhoş olan düşüncelerime soda-limon etkisiydin kimi zaman ise.
Hayat bazen o kadar kötü hissettirir ki insanlara kendini, güzel yaşantılarından alır da, bir çıkmaza sokağa koyar onları, bana da aynı şeyi yaptı ve sen karşımda duran çiçekler ile dolu bir yoldun benim için.
Beni sende en çok etkileyen şey, bir bebeğin masumluğuna sahip olan tebessümündü.
Zaman geçtikçe, seni daha iyi tanımaya başladıkça anladım ki aslında hayat gerçekten güzel ve yaşanılabilir güzelliklerle dolu.

Yalanlar sardığında etrafımı, hayatımdaki tek doğruyu düşündüm, seni.

Kalem tutamaz hale geldiğinde kollarım, gülüşünü düşündüm ve tekrar kuvvet kazandı kollarım.
Sanki yazan ben değildim, yazan başka biriydi, belki de gülüşünle içimde canlanan yeni bir hayat belirtisiydi bu satırları yazan.
Bir uyuşturucu bağımsızlığının uyuşturucu araması gibi aradım seni umutsuz kaldığım her dakika.
Ben gökyüzündeki bir kuştum, insanlar ise ellerinde sapanlarıyla bekleyen çocuklardı ve sen beni bi kenarda oturup izleyen, düşüncelerimi anlayabilen tek insandın.
Büyük bir kalabalık ortasında sesimi duyuramamıştım kimseye, mikrofonum oldun.
Bazen ise aklımın içine girip benim adıma konuştun adeta.
Hakkında düşündüklerim birkaç tane beyaz kağıda sığdırılamayacak kadar yoğun ve derin aslında.
Hepsini tek tek anlatmak isterdim ama kalemim bu kez her zamankinden daha ürkek ve çekingen davranıyor.
Başında durduğum fakat sonunu göremediğim bir yol gibisin ve belki de bu yüzden çekingen davranıyor kalemim, henüz yolun başındaki bir kazada kaybetmek istemem duygularımı.

Her zamankinden daha çok susuyorum bu defa.

Yaklaşık bir hafta içinde senden kilometrelerce uzaklaşacağımı düşünüyorum ve kendimi bir boşluğun ortasında hissediyorum yine.
Seni yanımda hissettiğim anlarda, soyut alemlerde gezintiye çıkıp, şarkılarımı söylüyorum yıldızlara.
Ancak yıldızlar anlayabilir gülüşündeki o parıltıyı, ancak çiçekler görebilir gözlerindeki o sevgi tohumlarını.

Bir yıldız kadar ışıltılı, bir çiçek kadar güzelsin.

Gökdelenler ortasında kalmış bir gecekondu gibi hissettiğimde kendimi, elimden tutup en yukarılara taşıdın beni.

Sen beni buldun, ben kendimi buldum.

Olmayan Sevgiliye Dostluğu hikayesinin beğendiyseniz yada Olmayan Sevgiliye Aşk hikayesi dışında bu ve buna benzer gerçek Aşk hikayeleri okumak isterseniz Kategoriler kısmındaki “Hikayeler” linkini tıklayıp Olmayan Sevgiliye Aşk hikayesi tarzında bir çok Aşk hikayesi bulabilirsiniz.

Olmayan Sevgiliye Aşk hikayesini beğendiyseniz lütfen yorum yapınız

Olmayan Sevgiliye hikayeler, Olmayan Sevgiliye aşk hikayesi, Olmayan Sevgiliye gerçek hikayeler, Yaşanmış hikaye Olmayan Sevgiliye, Yaşanmış hikayeler Olmayan Sevgiliye

Duygu Gemisi

Duygu Gemisi
Her şeye rağmen yaşamak güzel…Seni yaşamak daha da güzel.Rüya gibi sanki;gidende sensin kalan da….

Senin için yaptıklarımın karşılığı bu olmamalı..Hiç olmadık zamanlarda ıslandı gözlerim.Tutmaya çalıştım olmadı.Gözyaşlarım çok masumlardı,özgürce akamadılar.İlk zamanlar uykulardan uyandım,annemi daha çok özledim,gözyaşlarım daha çok duygu yüklü aktılar.Daha yoğun yaşadım seni ve özlemi.Şimdi ise artık duygu yüklü bir gemi gibi hissediyorum kendimi.Senin ruhunun kalbi bende,benim ruhumun kalbi de bendeki aşkının derinliğinde.
Seni çok anlattım kendime,ama dinletemedim.Vazgeçemedim senden.Sensizliği yaşamaya cesaret edemedi bu duygu gemisi.Eğer sensiz yola çıksaydı;boynu bükük,gözlerindeki yaşlarla,gecenin karanlığında yine bir tek seni arayacaktı…Ama her ne olursa olsun,duygu gemisini senin yokluğunda dinlendiren tek şey;yine sen oldun.Bedenini ve ruhunu sen dinlendirdin.Sen olmasan da,senin sesini duyamasa da duygu gemisi,denizin üstünde özgürce uçan martıların sesini,senin sesini duyar gibi can kulağıyla dinledi…Deniz kokusu yerine senin kokunu kokluyor gibi içine çekti,sonuna dek….Bunlardı duygu gemisini ayakta tutan.Senin yokluğunda bunlarla hayatta kalmayı başardı.Her zaman en küçük şeylerden en büyük mutluluğu çıkardı,senin için.Her zaman denizin görünmeyen ufkuna baktığında,seni gördü.Belki de duygu gemisinin ilerlemesini sağlayan tek gerçekte buydu?Senin yokluğuna inanmamasıydı…İnanmıyordum,sen vardın,sen hep bendeydin.Ben seni hiçbir zaman kaybetmedim
.
Keşke hep durduğun yerde dursaydın.Hiç gitmeseydin.Beni bırakıp gitmeseydin.Yine bir deniz kıyısında otursaydın,duygu gemisinin gelmesini bekleseydin.Sana ne kadar kırgın olsa da geleceğini biliyordun.Biliyordun ki oraya kadar geldin ama sonra orda koyup gittin.
İzledim seni orda beni beklerken.Duygu yüklü gemiyi ne olursa olsun bekleyeceğim diyordun,söz veriyordun kendine…Ama yapamadın!Bakışlarından,gözlerinden akan o tertemiz gözyaşlarından bile anlaşılıyordu gitmek istemediğin.Kıyamadım sana bağırmaya.Gitme ben buradayım diyemedim.Çünkü ben seni sevmeye bile kıyamadım.
Sensiz öyle zor geçti ki yolculuğum.Deniz çok ağlattı beni geri dönmek istedim ama seni bırakıp dönemedim.Sen ordaydın çünkü.Sana gidiyordum,gözlerinde gece olmasını bekliyordum,gece karanlığında parlayan ışıklardan biri senin gözlerindeki ışık olabilirdi.Umudunla yaşamak,senin hayatta olduğunu bilmek bile bana güç veriyordu.Meğer ne zormuş sensizlik…

Gökyüzüne seslenirdim her gece;seni çok sevdiğimi söyleyebilmek için.Yalnızlık arkadaşım gibi olmuştu artık.Seni paylaştığım tek kişi yalnızlığım olmuştu.İçimdeki sana durmadan sarılıyorum,seni kaybetmemek için.Çünkü biliyordum;ben her içimdeki sana sarıldığımda,sen bedeninde bir sıcaklık,sevgi hissediyordun.Bunu bende hissediyordum.Sonra kirpiklerimin ıslandığını hissediyordum,sensizliğe ağlıyordum galiba…Hasretin bu kadar acımasız olmamalıydı senin,bu kadar canımı yakmamalıydı,bendeki sana bu kadar nefretle bakmamalıydı.Neden yapıyordun bunu bana?Ben seni hiç gizli yaşamadım,sen hep yanımdaydın.Bana çektirdiğin bu eziyetin adı;AŞK olmalı…Bendeki senin aşkın olmalı,benden sana giden,kuru dallarla örülmüş bir köprü olmalı bunun adı….Yaşanması ise;bendeki sen kadar özel!

Duygu Gemisi Dostluğu hikayesinin beğendiyseniz yada Duygu Gemisi Aşk hikayesi dışında bu ve buna benzer gerçek Aşk hikayeleri okumak isterseniz Kategoriler kısmındaki “Hikayeler” linkini tıklayıp Duygu Gemisi Aşk hikayesi tarzında bir çok Aşk hikayesi bulabilirsiniz.

Duygu Gemisi Aşk hikayesini beğendiyseniz lütfen yorum yapınız

Duygu Gemisi hikayeler, Duygu Gemisi aşk hikayesi, Duygu Gemisi gerçek hikayeler, Yaşanmış hikaye Duygu Gemisi, Yaşanmış hikayeler Duygu Gemisi

Ben Deli Kız

Ben Deli Kız
Benim için onca yaptıklarından sonra bir vedalaşamadan ayrıldık seninle…!
Sen her zaman benimleydin bedenen olmasa da yüreğinle benimleydin. Gözyaşlarımı gizliden sildin sen. Acılarımı sessiz yoldun sen. Bana derdimi hissettirmeden onları ortadan yok ettin.
Bense senin kıymetini bilemedim. Varsa yoksa kendim. Aslında bende seni yürekten seviyordum ve sen kadar da olmasa yanında olmaya çalışıyordum. Gözyaşlarını göremiyordum çünkü sen hiç ağlamıyordun. Artık nedenini öğrendim. Acılar doruğa ulaştığında gözlerden yaş akmıyormuş. Yürek acılara alışırmış ta hissetmezmiş bile anlamazmış ne olduğunu. Neden ben acı çekmiyorum dediğini anladım. Bir insanı çevresindekiler değil birtek çok sevdiği kırabilirmiş ama ben onca şey yaptım sana bir gün den birgüne de sana kırıldım demedin. BUNU ANLAMADIM. Bir söğüt ağacının dalları gibi hayatın zorluklarından beni korumak için bir gölge oldun bense o söğüt ağacının altında oturan deli kız.
Bilmiyorum nasıl yapıyordun bunu yüreğimdeki sızıyı önceden bilip benim haberim olmadan o sızıyı dindiriyordun.Nerden biliyorsun içimdekileri dediğim de ise dost dediğin kalbinin derinliklerini hissedenbilendir derdin. Bense bir türlü senin yüreğinin derinliklerindekini hissedemedim anlamadım ki senin beni sevdiğin kadar sevmiyormuydum seni. Yada özel bir gücün falan mı vardı anlamıyordum seni. hiç anlamadım hala da anlamıyorum. Belki seni anlasaydım yanında olabilirdim. Kalbinin derinliklerindekini hissedebilirdim. Sen benim için hem ana hem baba hem kardeş ne bileyim işte aklına gelen her şey oldun. Daha da önemlisi beni yürekten seven tek insan oldun.
Şimdi ise artık yalnız kaldığım bu koca yalan dünyada. neden gittin ki sanki çok mu üzdüm seni?
Geç aldım haberini gelemedim yanına gelemedim işte o kadar zor muydu?diyorum kendine gitmeseydin o geziye izlemeseydin o diziyi sanki dünyanın sonu gelecekti bi bu yüzden bir el mesafesinde ki dostu yalnız bırakmaya değdi mi?Senden kalan tek şey verildi şu an elime bir resim ve kenarına ilişmiş küçük bir not…
Resimİmi tanıdım bu benim 7.yaş günümde annemin çektiği fotoğraf…Ağzımızın kenarları çikolata elimizde hediye kutuları…Dağıtmışız her yeri. Annem için toplaması zor olmuştu hatırlıyomusun ne kadar azar işitmiştik, annemin en sevdiği halısını çikolataya belediğimiz için.Nasıl sakladın bu fotoğrafı onca yıl geçti aradan bir kırışıklık bile yok artık biliyorum değerimi gözünde ama geç kaldım biliyorum.Sonra şu küçük notu okuyorum ve gözümden 2 damla yaş akıyor aniden nasıl oldu bilmiyorum ama galiba ben ağlıyorum.Hadi gel gözyaşlarımı gizliden sil yine…
“her ne olursa olsun gökyüzüne bak ben orda sana göz kırpıyor olacağım ben bir söğüt sense altımda oturan deli kızzzzz olacaksın HER ZAMANKİ GİBİ GECELERDE…”

Şeyma ferşatoğlu

ben deli kız Dostluğu hikayesinin beğendiyseniz yada ben deli kız dostluk hikayesi dışında bu ve buna benzer gerçek dostluk hikayeleri okumak isterseniz Kategoriler kısmındaki “Hikayeler” linkini tıklayıp ben deli kız dostluk hikayesi tarzında bir çok dostluk hikayesi bulabilirsiniz.

ben deli kız Dostluk hikayesini beğendiyseniz lütfen yorum yapınız

ben deli kız hikayeler, ben deli kız aşk hikayesi, ben deli kız gerçek hikayeler, Yaşanmış hikaye ben deli kız, Yaşanmış hikayeler ben deli kız

Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu

Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu
Gözlerini yeni açmıştı dünyaya, ilk gördüğü kocaman bir kütüktü. Allah Allah bu da ne önümde diye, sesli sesli düşünürken..
Ben kavak ağacıyım. Gövdem uzanır göklere. Kimsenin göremeyeceği yerleri görürüm. Dallarıma kuşlar konar saatlerce şarkılar söyler bana.
Bu seste nerden geldi diye sordu mor menekşe. Çevresinde kendisine arkadaşlık edecek çiçek yoktu. Başını çevirip yukarıya da bakamıyordu.
-Kim o benimle konuşan, yoksa kütük mü?
-Ben kavak ağacı, kütük dediğin benim gövdem.
-Aaaa öyle mi.. Nasıl canım sıkılıyordu bir bilsen. Burası neresi? Bana benzer arkadaşımda yok. Hep çevrem kütük dolu.
-Kütük olur mu mor menekşe! Burası orman ben de hayret ettim senin burda olmana. Menekşeler kırlarda olur. Ama inan seni seyretmek ne güzel. Renklerin bir harika. Sana çevreni tanıtayım. Bu ormanda her türlü ağaç var.
-Keşke ben de sizin gibi kavak ağacı olsaydım. Burda hiçbirşey göremiyorum. Canım sıkılıyor.
Bütün gününü oflarla geçirmişti mor menekşe. Kavak ağacı bile bunalmıştı mor menekşenin oflarından. Güneş batmaya yüz tutmuştu. Ben ne yapacağım nasıl vakit geçireceğim derken uykuya daldı mor menekşe. Kökünden yemyeşil bir sarmaşık olarak hiç durmadan büyüyordu.
Kavak ağacının gövdesine sarılmaya başlamıştı bile. Mutluydu sevinçliydi.
-Bak kavak ağacı yükseliyorum diyor çığlıklar atıyordu. Çığlık attıkça yükseliyor sıkı sıkı sarılıyordu kavak ağacına.
-Bir yandan etrafı seyrediyor bir yandan da etrafı seyretmek ne güzel diye bağırıyordu. En uca geldiğinde, kavak ağacıyla alay edercesine;
-Bak sen yıllarca ancak çıkabilmişsin bu yüksekliğe.. Ya ben, bir saat içinde senin kadar büyüdüm.
-Kavak ağacı aldırmamıştı menekşenin bu sözüne, üstelik gür sesiyle bir kahkaha savurmuştu.
-Menekşe inatçıydı. Yine kavak ağacını sinir edercesine, kıskanıyorsun biliyorum kıskanıyorsun.
Birden gözlerini açtı.
-Off yaa rüyadaymışım. Ama olsun yine de harikaydı. neler görmedim ki.

-Günaydın kavak ağacı, senİ görmek ne güzel.
-Teşekkürler mor menekşe, rahat uyudun mu?
-Uyumazmıyım rüyamda bir sarmaşıktım ve sana sarılıp, en yukarılara çıktım. En ufak ayrıntısına kadar sevinçle gördüğü rüyayı, kavak ağacına anlatmaya başladı. Menekşenin mutlulukla anlattıkları, kavak ağacının da hoşuna gitmişti. Senelerdir diğer ağaçlarla konuşacak birşeyleri kalmamıştı.
Birden irkildi mor menekşe. Karşıdan kocaman bir karga sallana sallana kendine doğru geliyordu.
-Dur nereye gidiyorsun? Üzerimden mi geçeceksin. Dikkat et. Heyyyy duymuyormusun beni, Sağırmısın karga.
Başı havada dimdik yürüyen karga, sesin geldiği yere baktı. Mor menekşeyi görünce, sesin ondan geldiğini anladı.
-Ne diyorsun ufacık boyunla. Ben seni yiyeyimde aklın başına gelsin.
-Yemek mi.. Beni yiyip ne yapacaksın. Midene dokunurum ben.
-Olsun sinirlendirdin sabah sabah beni.
-Ben sana birşey demedim ki, dikkat etmeni beni incitmemeni söyledim.
-Evet bu sinirle seni mideme indireceğim. Ben güzel olan herşeyden nefret ederim. Çünki biliyorum ki ben, çok çirkinim. Sesim ise felaket. Herzaman güzel bir şarkı söyliyeyim diyorum olmuyor. Gakkk gakkkk.
-Yaa olurmu karga, sen çok güzelsin. Harika siyah tüylerin var. Üstelik çok şirinsin
Yenme korkusu sinirini bozmuştu mor menekşenin. Ağlamamak için zor tutuyordu kendini. Bir an önce kavak ağacının olanları görmesini ve kargaya müdahale etmesini istiyordu.
kavak ağacı ise dalmış gitmişti uzaklara.. Aşağıda olanları duymuyordu bile. Başka çarem yok en iyisi bağırayım da kavak ağacı duysun beni, diye düşündü. Tam bağıracak sesinin çıkmadığını gördü. korkudan donup kalmıştı sanki. Son bir gayretle bir kere daha bağırdı.
Bu sefer Kavak ağacı;
-Aşağıda neler oluyor? Söylesene mor menekşe?
Aşağıya bakmasıyla kargayı gördü.
-Ne işin var senin burda? Çabuk git yoksa dallarımla seni paramparça edeceğim.
Korkmuştu karga,
-İyi iyi gidiyorum. Zaten menekşeyi yesem ne olacak şaka yaptım. Biraz eğlenmek istedim.
Aslında korkudan nasıl kaçacağını şaşırmıştı karga.
Sinirleri bozulan mor menekşe, hüngür hüngür ağlamaya başladı.
-Benim ne işim var bu ormanda.
-Öyle deme bak benim gibi, bir sürü arkadaşın var. Sana zarar verdirirmiyiz hiç.
Mor menekşenin yüreği sevinçle dolmuştu. Sana ve tüm ağaçlara teşekkür ederim. Sizler olmasanız ben ne yapardım yalnız tek başıma.
-Bizler hep seninleyiz üzme kendini artık.
-Teşekkürler kavak ağacı.
Geçen zaman hergünün bir aynısıydı. Canı sıkılsa da kavak ağacına belli etmemeye çalışıyordu. Çünki o ve diğer ağaçlar kol kanat germişlerdi menekşeye.

Aradan bir hafta geçmişti. Sabah gün ışığıyla uyanmıştı mor menekşe. Mahmur gözleriyle etrafa bakındı. Bir de ne görsün yanında bir menekşe daha.. Çığlık üstüne çığlık atıyordu mor menekşe. Çığlık seslerini duyan ağaçlar, menekşenin sevincine ortak oluyordu. Artık yanımda konuşabileceğim bir arkadaşım var. Yaşasın diye bağırıyordu.

Menekşe Gülay

Muhabbetara.com sitesinin bu bölümünde aşk hikayeleri, yaşanmış gerçek hikayaler bulabilirsiniz. Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu hikayesinin beğendiyseniz yada Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu dostluk hikayesi dışında bu ve buna benzer gerçek dostluk hikayeleri okumak isterseniz Kategoriler kısmındaki “Hikayeler” linkini tıklayıp Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu dostluk hikayesi tarzında bir çok dostluk hikayesi bulabilirsiniz.

Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu Dostluk hikayesini beğendiyseniz lütfen yorum yapınız

Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu hikayeler, Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu aşk hikayesi, Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu gerçek hikayeler, Yaşanmış hikaye Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu, Yaşanmış hikayeler Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu

Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak

Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak
dost kalalım ne olur? dedi gözlerimin içine bakarak.. ses çıkaramadım çünkü boğazıma düğümlenmişti kelimelerim.. oturduğumuz banktan kalkıp sahile doğru ilerledi.. bakakaldım arkasından.. ve onu ne kadar çok sevdiğimi düşündüm.. ama o bana dost kalmamız gerektiğini söylüyordu.. düşündüm sonra dost kalabilir miyim diye? “hayır dost falan olamayız” dersem bir daha göremeyecektim “peki dost kalalım” dersem bundan sonra yine görme şansım vardı.. denizi izledi biraz gün batıyordu güneşin kızıllığı o kadar güzeldi ki.. ama yine de içimi aydınlatamıyordu.. sonra döndü yanıma.. - çok iyisin ve ben seni kaybetmek istemiyorum! dedi o içimi parçalayacak kadar güzel sesiyle.. ben de onu kaybetmek istemiyordum dost kalmayı kabul edecektim mecburen..

ne olursa olsun onu görebilmek pahasına içime gömecektim aşkımı.. iki dost olarak ayrıldık deniz kenarından.. sonra birkaç kez aradı beni.. her telefon çalışında kalbim yerinden fırlayacak gibi oluyordu.. önceleri ben telefonu açıp alo deyişimde karşıdan “aşkıııım” diye bir ses duyardım.. ama artık sıradan kupkuru bir “alo” duyuyordum sadece.. çünkü artık arkadaştık.. havadan sudan konuşuyorduk bana arkadaşlarını anlatıyordu.. hep konuşmanın arasında “aşkım” diyesim geliyordu ama diyemiyordum.. ondan bekliyordum hep o lafı ama sonra sevgili değil arkadaş olduğumuzu hatırlıyordum.. insanın kalbi acır mı hiç? evet benim işte o anda kalbim acıyordu.. soyut değil somut fiziksel bir acı.. böyle konuştuk birkaç kez.. sonra bir gün bir cafede buluştuk sohbet etmek için.. her zamanki gibi yine o aramıştı dertleşmek istiyordu.. sıkıntılıymış biraz.. - nasılsın? dedim.. - iyi sayılır kafam karışık biraz.. - neden? baktı yüzüme.. - aşık oluyorum galiba dedi.. işte o anda kendimi dünyanın en mutlu erkeği sanmıştım.. evet bana yeniden aşık oluyordu.. “iyi ki kabul etmişim dost kalmayı” diye geçirdim aklımdan.. işe yaramıştı yeniden sevmişti beni.. çocuklar gibi sevinçliydim yerimde duramıyordum.. farkında olmadan bir gülümseme yayılmıştı yüzüme.. - hayırdır pek sevindin galiba dedi gülümseyerek.. - tabi ki sevindim.. senin mutluluğun aynı zamanda benim mutluluğum.. tabii farkettirmemem lazımdı anladığımı sanki başkasına aşık olduğunu sanmışım gibi davranmalıydım.. - ee kim bu şanslı erkek? kafasını önüne eğmesine bir anlam verememiştim.. gözlerini benden saklıyordu sanki.. sonra kaldırdı kafasını boş gözlerle baktı bana.. - aslında sana bunu anlatmamam lazım ama beni senden başka dinleyen anlayan dostum yok! sana içimi dökmek istedim dedi.. bu dostluk muhabbeti iyice canımı sıkmaya başlamıştı artık ama sabretmeliydim yine de.. - dinliyorum.. - bizim iş yerindeki murat var ya işte ondan hoşlanıyorum.. ne yapacağımı da bilmiyorum bana yardım et.. gözlerim kararmaya başladı.. yeniden o kalp acısı nüksetti göğsümde.. anlatılamayacak bir acıydı bu.. kafamı dışarı çevirdim.. oturduğumuz cafeden sahil gözüküyordu.. sahildeki bankta bir çift oturuyordu birbirlerine sarılmış öylece duruyorlardı.. sonra iki damla yaş damladı gözlerimden.. yüzüm ateş gibi yanıyordu sırtımdan soğuk terler akıyordu.. gözlerimden yaşlar süzülürken baktım son kez sevdiğimin güzel yüzüne.. o ise bana boş gözlerle bakıyordu.. yavaşça kalkıp sahile indim.. ve ağladım…… Birdaha sevdiğimi görmemek üzere yürüdüm……

Muhabbetara.com sitesinin bu bölümünde aşk hikayeleri, yaşanmış gerçek hikayaler bulabilirsiniz. Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak hikayesinin beğendiyseniz yada Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak dostluk hikayesi dışında bu ve buna benzer gerçek dostluk hikayeleri okumak isterseniz Kategoriler kısmındaki “Hikayeler” linkini tıklayıp Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak dostluk hikayesi tarzında bir çok dostluk hikayesi bulabilirsiniz.

Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak Dostluk hikayesini beğendiyseniz lütfen yorum yapınız

Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak hikayeler, Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak aşk hikayesi, Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak gerçek hikayeler, Yaşanmış hikaye Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak, Yaşanmış hikayeler Aşık Oldugun İnsanla Dost Olmaya Çalışmak

Muhabbetara sohbet odalarına hoşgeldiniz. Kaliteli ve seviyeli chat muhabbet odalarına girmek için hazır olun. Sitemiiz sabit kullanıcıları haricinda googleda muhabbet chat ve bir çok sohbet kelimeleri aramasında üst sıralarda çıkmanın gurunu yaşamaktayız. google un verdiği bu ayrıcalık ile sizlere daha iyi ve kaliteli bir hizmet vermek için ekibimiz ile birlikte çalışmaktayız.

sohbet sohbet odaları oteller indir
Clicky Web Analytics