Google’dan 3 milyar dolarlık hamle!

Google'dan 3 milyar dolarlık hamle!

Farklı bir gün, farklı bir Groupon sitesi dedikodusu ve farklı bir savaş ilanı… Bilişim dünyasında bu aralar pek revaçta olan internet sitesi, deal-of-day kategorisinde (her 24 saatlik periyotta kısıtlı sayıda, uygun fiyatlı özel ürünler satılıyor ve 24 saat bittikten sonra teklifler ortadan kalkıyor) ve piyasa değeri 3 milyar dolar seviyesinde.

 

Teknoloji sitesi ShiftDelete.Net‘in haberine göre, internet dünyasının iki devi Yahoo ve Google, Groupon’ı satın almak yolunda çetin bir savaşa tutuştular. Yahoo’nun 2 ile 3 milyar dolar arasındaki(kesin rakam belli değil) teklifinden sonra otoriteler arasında, Google’ın çıtayı daha yukarıya çekip Groupon yetkililerine muazzam bir sözleşme önerdiği dedikoduları fısıldanıyor. Gelecek günlerin ne getireceği ise bilinmiyor.

 :: Sizce Yahoo-Google düellosunda kim galip gelecek?

SDN – ShiftDelete.Net

Sanal dünyada ölümsüzlük vaadi

Sanal dünyada ölümsüzlük vaadi

Teknolojinin gelişmesi ve bilgisayarın insan hayatına entegre olması zaman zaman çok entersan sonuçlar çıkarabiliyor.

İnsanoğlunun tarihin başından bu yana peşinde koşturduğu şeylerden biri olan ölümsüzlük, gerçek hayatta imkansız olduğu için bazıları sanal dünyada kendilerini tatmin etmeye çalışıyor. (Ölümsüzlük Teknoloji İle Mümkün mü?)

Teknoloji sitesi ShiftDelete.Net‘in haberine göre, Intellitar adlı bir yazılım şirketi Virtual Eternity adını verdiği hizmet ile kullanıcılarına sanal dünyada ölümsüzlük vaat ediyor.

 

Virtual Etermity ile bu şekilde iletişim kurulabiliyor

 

Sizin Sanal Kopyanız

Bu hizmetten faydalanmak isteyen insanlar tüm kişisel özelliklerini belirten bir dosyayı ve fotoğraflarını Intellitar’a teslim ediyorlar.

Intellitar’daki yazılım mühendisleri de bu bilgiler ışığında bir yapay zeka programlıyorlar. Bu yapay zeka daha sonra bir anlık mesajlaşma uygulamasına entegre ediliyor.

Bu şekilde, o kişi hayatını kaybettikten sonra bile yakınları onun özelliklerini taşıyan yapay zeka ile hasret giderebiliyorlar. En azından şirketin düşüncesi bu yönde.

:: Böyle bir şeyi yapmayı düşünür müsünüz?

SDN – ShiftDelete.Net

Ahmet Hakan’ı ‘kıl eden’ yazısına cevap

Ahmet Hakan'ı 'kıl eden' yazısına cevap

Marketing Türkiye dergisi son sayısında “en polemikçi yazarlar” araştırması yaptı. Araştırma gazetelerde yazan isimlerden kim kime en çok “çakmış” bunu ortaya koyuyordu.

Polemikçiliği ile tanınan Ahmet Hakan, bu araştırmada herkese laf çakması ile açık ara ilk sırada yer aldı. Ancak, yazdıklarına değil, çıkan sonuca kızan Ahmet Hakan, bu araştırmaya “kıl olduğunu” ortaya koyan bir yazı yazdı.

Derginin sahibi olan Günseli Özen Ocakoğlu, Ahmet Hakan’ın araştırmayı eleştirmesine ve çıkan sonuca kızmasına ilişkin bir Cafesiyaset aracılığıyla bir cevap yazdı. İşte Ocakoğlu’nun yazısı:

Ahmet Hakan’ın “kıl oluyorum” yazısına acil yanıt

Telefonum sessizde ekranım sürekli yanıp sönüyor, açamıyorum. Açamıyorum çünkü dört gündür EPICA jürisindeyim. Başkan Andrew Rawlins bir başöğretmen edasında bırakın telefonla konuşmayı, düşen mesajın uyaran “bipinden” bile rahatsız oluyor. Türkiye’den aranıyorum. Eh, bayramın ikinci, bayram tatilinin beşinci günündeyiz, hemen herkesle de helalleşip çıkmıştık Paris yolculuğuna.

Meraklanıyorum, hayırdır neler oluyor? 

Günde 10 saat yüzlerce işe bakıyoruz. Kampanyalar, fotoğraflar, tek işlik katılımlar ve doğrudan pazarlamanın tüm alt bileşenlerindeki işler. İki saatte bir aklımızı, düştüğü yerden başımıza çıkarmak için ara veriyor Başkan. Bir kahve molasında fırsat bulup arıyorum arayanları. Birkaç hoş beş sonra, “Okudun mu Ahmet Hakan’ın yazısını?” diye soruyorlar. Ne işim olur o zatla diye düşünüyorum, çıkaramıyorum!

Beynim sulandı herhalde!

EPICA’yı seviyorum, sadece bunca reklamı izlemeyi sevdiğim için değil. Günlük memleket meselelerinden çıkıp dünyaya daha geniş açıdan baktığım için. Jürinin diğer üyeleri olan 24 ayrı ülkeden gelmiş 31 gazeteciyle reklamlar üzerinden ülkelerin meselelerini, yaklaşımlarını, kültür ve değerlerini tartışabiliyoruz. Yani farklı bir dünyaya dalmışım, telefonda ne olduğunu anlatıyorlar ama duyduklarıma hemen adapte olamıyorum.

Memlekette bir şeyle oluyor galiba diye düşünürken, okuyorlar yazıyı. İsim vermemiş ama özetle, “Hangi köşe yazarı, hangi köşe yazarına kaç kere laf çakmış?” ya da “En polemikçi köşe yazarı kim?” türü sorulara yanıt verme iddiasındaki araştırmaları görünce hafiften kıl oluyorum.” demiş. Ahmet Hakan isim vermeden Ajans Press’in araştırmasına dayanan yazıdan söz ediyor.

Sayın Coşkun yazar ismi vermemiş ama yazıları bildiğiniz üzere ben yazmıştım. Tanıyanlar beni bilir, polemiğe girmekten hiç ama hiç hoşlanmasam da, cepheyi bırakıp kaçtığım da görülmemiştir. Şimdi bu “kıl olunan“ yazılara da acilen buradan cevap vermek gerekir.

Mesele sadece “Ahmet ile Mehmet” meselesi değildi ki neden üstüne alındı?

Anlıyorum ne denmek istediğini ama sonradan yazarın yazısını hata yapmamak için bir derin okuyorum. “Bu tür araştırmaları yapanlar bir köşe yazarının ‘laf çakma’ meraklısı olduğunun tek delili olarak Ahmet’in yazısında Mehmet’in adının geçme sayısını alıyorlar” diye devam ediyor.

Allah, Allah!  Bu da nereden çıktı! Araştırmaya, “Önce Ahmet ile Mehmet ne yapıyor?” diye hiç bakmamış listenin başındakilerin yazılarının içeriğine değinmiştim. Ahmet Hakan da köşesinde en çok yazara “yer vermiş” olarak kendi kategorisinde birinciydi. Sanırım son dönemde aynı yazar hakkında ne kadar çok yazdığını hatırlamıyor!

Neyse…

Sonra, “işi bir istatistikçi anlayışsızlığı ve toptancılığıyla yapıyor olmaktan ve konuyu alabildiğine bağlamından koparıldığından” söz etmiş. Ayrıca, “polemiği kim başlatmış sorusunu sormadan, kim sürdürmeye merak sarmış meselesini merak etmiyorlar” da demiş. Başka, başka şeyler de söylemiş ama sanırım benim yanıtlamam gereken kısmı bu kadar. Çünkü fazlası bir başka polemiğin tetikleyicisi olabilir ki buna da hiç niyetim yok!

Sadece işimizi yapıyor, önümüze bakıyoruz

Peki, o halde bir kez daha işi baştan anlatalım!

Bildiğiniz üzere Marketing Türkiye pazarlama ve pazarlama iletişimi sektörünün dergisi.

İçeriğinde pazarlama bileşenlerinin temel unsuru olan medya da kapsanıyor. Reklamlar olmasaydı medya nasıl yaşardı? Reklam medyanın her şeyi idi!

Okurlarımız bilir; yayın akışları, yeni gazeteler, ekler, yayın yönetmenleri, yayınlar, haberciler ve medyadaki tüm değişiklikler her sayımızda verilir. Yayın kuruluşları da bunu bizden ister ve beklerler. Medya da dergimizin olmazsa olmazıdır.

Bu nedenle sektörümüzdeki araştırma üreten tüm kurumların yeteneklerini ve Ajans Press de dahil olmak üzere kimden ne isteyeceğimizi bilir ve Marketing Türkiye’de ya araştırmalarla konuşuruz ya da araştırmaları konuştururuz…

Genellikle haber olarak gördüğümüz sektörümüzü ilgilendiren konuları bir araştırmayla ortaya koyar, haberi yorumsuz yazar ve tarafların tartışmasına açarız. Yüzlerce örneğini de dergimizde görmek mümkündür.

Gelelim, “sebep sonuç ilişkisine bakmadan sadece sayılarla ifade edildiği düşünülen derinliksiz yazıya.”

Eğer tartışmanın nereden kaynaklandığını, kimin başlattığını, sürecini ve daha pek çok ayrıntıyı yazsaydım ben de köşesinden konuşanlar listesine girerdim ki sadece ilkyazımla 10. sıradan Reha Muhtar ve Mesut Yar ile birlikte ben de listeye girdim.

Ajans Press’in yazılımında, görmek istenilen her ayrıntı mevcut, yorumlu içerik için malzeme de tamam. Ben yazıyı kaleme almadan önce bu kupürleri mutlaka okuyorum. Ama yoruma açık pek çok netameli alan varken sürecin vakanüvis’ i olmaya hiç niyetlenmiyorum.  

Muhteremin iyi bir okuruyum

Günlük haberler hemen tüm gazetelerde aynı. Al bir ajanstan kısasını, takla attır uzununu yaz. Bu nedenle haberleri iki farklı ve ayrı görüşten gazeteden okur, okuma enerjimi köşe yazarlarına saklarım. Her gün okuduklarımla, ara verip toptan üstünden geçtiğim pek çok yazar var. Bazılarını bilgilenmek, bazılarını da “Acaba güncel konuları nasıl yorumlamış?” diye merakla okurum. Ahmet Hakan Coşkun da benim için ikinci kategoriye giren yazarlardan.

Ayrıca takdir ettiğim yanı, kendisini incitmek üzere diğer köşelerde çıkan hoş olmayan yakıştırmaları hafife almasıdır. Kısaca ,”Ben kendimle çoktan barıştım, beni incitemezsiniz” der. Bence bu iyi bir korunma mekanizması yoksa bunca incitme odaklı yorumun altından kalkmak her babayiğidin harcı değil.

Sayın Coşkun, şimdi ben de size, sizin yönteminizle yanıt vereyim, “Ne yazık ki büyüklenerek kaleme aldığınız yazınızdan ben de hiç incinmedim. Şimdiden söyleyeyim ki atışma süreçlerinin içeriğine bundan böyle de değinmeyeceğim. 

Ve bir kez daha tekrarlayayım ki işimizi bildiğimiz gibi yapmaya ve önümüze bakmaya devam edeceğiz. Kasım ayının çetelesi de çıkıyor, ben de herkes gibi ‘kim kime nerede kaç kere çakmış’ meselesini merakla bekliyorum.

Hayırlı bayramlar, baki selamlar.” 

Günseli…”

Ahmet Hakan, araştırma sonuçlarını okuduuktan sonra neler yazmıştı:

Kim kime kaç kere laf çaktı’ meselesi

Yazının devamına bu linkten ulaşabilirsiniz

NATO’ya yakıt taşıyan 8 tanker yakıldı

NATO'ya yakıt taşıyan 8 tanker yakıldı

Yetkililer, Pakistan’ın kuzeydoğusundaki en büyük kent olan Peşaver yakınlarında yapılan saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığını söyledi.

Saldırının sorumluluğunu şu ana kadar üstlenen olmadı.

Taliban militanları daha önce Pakistan’dan Afganistan’a giden erzak ve yakıt kamyonlarından yüzlercesini yakmıştı.

Kara Kıta’nın en kara bahtlı çocukları

Kara Kıta'nın en kara bahtlı çocukları

Atakan Çelik‘in haberi  

Batı Afrika’da bulunan 15 milyon nüfuslu Mali’de doktor ve hastane sayısının sınırlı olması nedeniyle, burada dünyaya gelen çocuklar diğer ülkelerdeki yaşıtları kadar şanslı değil.

Kara kıtanın fakir çocuklarının çoğu derme çatma kerpiçten yapılmış evlerde ilkel şartlarda dünyaya gözlerini açıyor. Evlerin çoğu tek odalı. BM verilerine göre geri kalmış ülkelerin başında gelen Mali’de bebek ve çocuklar yeterli miktarda gıda alma imkanından da mahrum.

Kara kıtanın batısında bulunan Mali’de birden çok evliliğe izin verilirken kadınların doğurganlık oranı dünya sıralamasının üstünde seyrediyor. Mali’de kadınlar nüfusun yüzde 60′ını oluştururken, ölüm yaşı da her geçen gün düşüyor.

-”TİMSAH NEHRİ”-

Topraklarının çoğu Sahra Çölü’nde bulunan ülkede insanlar tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. Yerel dilde adını ”Timsah Nehri”nden alan Başkent Bamako’daki insanlar hayatlarını nehirde balıkçılık yaparak kazanıyor.

Alım gücü oldukça düşük olan Mali’de gençler, geleceğe ilişkin hayallerini futbolcu olmak üzerine kuruyor ya da başka bir ülkeye yerleşerek yeni bir hayat kurmak istiyor.

8 ayrı bölgeden oluşan Mali’nin kuzeydeki sınırları Sahra Çölü’nün tam ortasına ulaşırken, ülke nüfusunun çoğunluğunun yaşadığı yer olan güneydeki bölgede ise Nijer ve Senegal nehirleri yer alıyor. Mali’nin başlıca doğal kaynakları ise altın, uranyum ve tuz.


Muhabbetara sohbet odalarına hoşgeldiniz. Kaliteli ve seviyeli chat muhabbet odalarına girmek için hazır olun. Sitemiiz sabit kullanıcıları haricinda googleda muhabbet chat ve bir çok sohbet kelimeleri aramasında üst sıralarda çıkmanın gurunu yaşamaktayız. google un verdiği bu ayrıcalık ile sizlere daha iyi ve kaliteli bir hizmet vermek için ekibimiz ile birlikte çalışmaktayız.

sohbet indir sakarya emlak ilahiler dinle sohbet Kpss konuları !> Şarkılar
Clicky Web Analytics